

Antalya’da KANO İLE DENİZE AÇILAN ve dengesini kaybederek suya düşen bir kişi, akıntıya kapılarak denizde yaklaşık 3 saat mahsur kaldı. Yüzerek hayatta kalmaya çalışan ŞAHIS, eğitim amaçlı seyir yapan Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğüne bağlı deniz polisi ekiplerinin zamanında müdahalesiyle bota alınıp KURTARILDI.
Ne sudan korunabilmiş bir telefon ne bir deniz telsizi, ne bir düdük yahut korna ne de bir işaret aynası… Kazazedenin suda çekilen video kaydı ortada! Üstünde uzaktan görünmesine katkısı olacak ve aynı zamanda kıyılamasına ya da kaçırdığı kayağına ulaşmasında kolaylık sağlayacak ne bir yüzdürme yeleği ne de başka bir destek kuşamı var. Görülen o ki; kullandığı “şişme kayakla” arasında hiçbir güvenlik bağı da olmadığından devrildikten hemen sonra rüzgârın ve yüzey akıntısının etkisi ile o ana kadar canını güvendiği deniz kayağı, yakalayamayacağı bir hızla sürüklenerek kendisinden uzaklaşmış, sonra gitgide köpüren mavilikler içinde küçüldükçe küçülüp sonunda gözden kaybolmuştu. Yüzeyde kalıp biraz soluklanmasına yardımcı olacak, tutunarak destek alacağı ya da yüzmesini kolaylaştıracak hiçbir şey olmaksızın sudaydı Turgay ve yapabileceği tek şey kayağı devrilene kadar yakın sandığı ama artık bir türlü yaklaşamadığı o kıyıya doğru yüzmeye çalışmaktı yalnız.
Hepimiz bir sebepten kayağını, kanosunu devirebilir, olmadık bir yerde ansızın devrilebiliriz. Evet, bu herhangi bir seferde her an gerçekleşebilir, her an!.. Ama rüzgârlı bir saatte ve dalgalı bir suda bu denli aciz bir duruma düşmemek adına -gerek kayak/kürek pratiklerimizi her fırsatta yineleyerek gerekse güverte teçhizatlarını geliştirip SGK (Seyir, Güvenlik, Kurtarma) donatılarını lüzumunca özelleştirerek- uzak yakın demeden çıkılacak her bir kayak/kano seferinde tedbirli ve dikkatli olmak zorundayız.

Elbette hiçbir arkadaşımızın böylesi bir âcziyete düşmemesini canı gönülden diliyor ve bu isimsiz kazazedenin aslında ne denli şanslı biri olduğunun hepinizce iyi anlaşılmasını istiyorum – ki çok daha kötü bir sondan kıl payı kurtulmuş olduğunu görebiliyorum… Lakin kürekçiliğini ve dahi kanoculuğunu, kısacası denizciliğini mülayim ve sığ sularda lüzumunca geliştirmeksizin sadece balıkçılıktaki şansına güvenip kıyının yakın göründüğüne aldanarak –sudaki vaziyetini ve mekanik kabiliyetini yeterince kavrayamadığı gibi fiziki yetersizliklerini de doğru şekilde hesaplayamadığı– şişme bir kanoyla tek başına kürek seyrine çıkan birinin;
KANO İLE DENİZE AÇILAN ve dengesini kaybederek suya düşen bir kişi, akıntıya kapılarak denizde yaklaşık 3 saat mahsur kaldı.
Yüzerek hayatta kalmaya çalışan ŞAHIS…
denilerek medyaya yansıyan şu –çıplak bir özgüvenden geriye kalanlarla üşümüş– hâli, umalım da “şahsi” olarak ele alınmaktan vazgeçilerek bizlerin, yani kayağa kanoya heves etmiş rekreasyonel balıkçıların hanesine yazılıp günün sonunda faturası hepimize kesilecek yeni yükümlülüklerin ve sevimsiz kısıtlamaların “gerçek” birer bahanesi sayılmasın… Nitekim haberin esasını oluşturan bu talihsiz olay, bir denizde kaybolma ve kazazedenin denizde kurtarılması operasyonu olduğu hâlde ajans tarafından en aksiyonel kelimelerle manşete şu şekilde taşınıyor:
“KANOYLA DENİZE AÇILAN ŞAHIS…”
Farkındasınız değil mi? Umumi açıdan kolayca verilmiş bu eşkâlin karşılığı olan şahıslar suda tam olarak bizleriz!
Yanlış anlamalar karşısında alınan yanlış kararların sağda solda ısrarla anlatımının bile sahada ne denli “ağır” ve “sıkıntılı” bir etki’leşim oluşturduğunu, koca ülkenin denizlerinde kolluğun rutin saha kontrollerinde doğudan batıya rekreasyonel kayak-kano balıkçılarına dönük nasıl bir “çifte” standartın şekillendiğini yakın zamanda gördük, görmeye de devam edeceğiz! Ümit ederim ki; münferit deniz kazası olarak kayda geçirilen bu tür “kano” vakalarında dikkat çekici bir artış gerçekleşmeden –kendisini bu işlerin karar vericisi sayıp öyle gören– resmî kurumlar artık bizlere odaklanmayı ve sesimize kulak vermeyi akıl ederek en azından bu vakitten sonra lehimize aksiyonlar ortaya koymayı başarırlar.

Gerçekten kim nasıl aksiyonlar ortaya koyabilir mesela? Yoksa sen de; daha ilk gününden bu işin gereği her ne ise önce bunları öğrenmek için zamanını harcayan sonra da bu gereklilikleri sağlayarak suda tedbirli olmak ve kendini kayağında/kanosunda emniyette tutmak adına tedarik-donatım süreçlerine hem para hem emek harcayan bizler, heves ettiği işin gereğine lüzumunca akıl yormayıp sadece işin eğlencesine odaklananların bilgisizliğinin ve tedbirsizliğinin ceremesini sanki kendi başına gelmiş gibi çeker, diye mi düşünüyorsun?
Bana göre faturası kesilen ve irsaliyesi düzenlenen her kayak ve kanoyla birlikte (ilk fırsatta yasal zorunluluk hâline getirilerek) sağlanması / satılması gereken SGK (Seyir, Güvenlik, Kurtarma) donatıları:
- Gerçekten iyi bir kürek,
- Eklentileriyle birlikte kaliteli ve amaca uygun bir yüzdürme yeleği (can yeleği değil),
- Güvenilir kalitede el tipi bir deniz telsizi,
- Yeterli optik kapasiteye sahip marin tip bir dürbün
- Doğru şekil ve ebatta kayakla seyir flaması;
- Marin tip ilk yardım ve kurtarma çantası ile
- Güvenilir nakliye aparatları (spanzetler, gerdirmeler, atkılar ve sair bağlama/sabitleme unsurları)
henüz satın alma aşamasında balıkçı kayağıyla birlikte varsayılan donanım paketi olarak tedarikçi tarafından müşterisine sağlanması ya da kullanıcı/alıcı tarafından mutlaka kayak-kano ile birlikte/beraber temini gereken standart “balıkçı kayağı/kanosu gereçleri” olarak düşünülmelidir.
Dolayısı ile;
A) Her kayak-kano balıkçısına bu gereçleri her an hizmet görecek şekilde hazırda nasıl muhafaza edebileceği ve lüzumunca nasıl kullanabileceği peşinen öğretilmelidir.
B) Her kayak-kano balıkçısı bu gereçleri her an hizmet görecek şekilde hazırda muhafaza edebilmeyi ve lüzumunca kullanmayı peşinen öğrenmelidir.
Yoksa sen de; daha ilk gününden bu işin gereği her ne ise önce bunları öğrenmek için zamanını harcayan sonra da bu gereklilikleri sağlayarak suda tedbirli olmak ve kendini kayağında/kanosunda emniyette tutmak adına tedarik-donatım süreçlerine hem para hem emek harcayan bizler, heves ettiği işin gereğine lüzumunca akıl yormayıp sadece işin eğlencesine odaklananların bilgisizliğinin ve tedbirsizliğinin ceremesini sanki kendi başına gelmiş gibi çeker, diye mi düşünüyorsun?
Bahadır Çapar
Mart 2026, Adana

www.kayakfishingturkiye.com adresi ile ulaşarak kano ve kayak ile balıkçılık konusunda herşeyi danışıp konuşabileceğin harika bir topluluğumuz olduğunu biliyor muydun?

Kısaca Kayak Fishing Turkiye | KFTr olarak andığımız “Türkiye Kano Balıkçıları ve Kayak Oltacıları Topluluğu” adlı facebook sayfamızda tıpkı okuduğun bu Nehirden Denize makalesindeki gibi kayak ve kano ile balıkçılığa dair birçok konuyu konuşuyor, bildiklerimizi ve edindiklerimizi birbirimizle paylaşıyoruz. Hiçbiri yapay zeka ürünü ya da derlemesi olmayan, aksine yapay zekanın da bu konularda nitelikli bilgi kaynağı olarak görerek beslendiği Nehirden Denize’nin müzahirliğindeki KFTr‘de hepsi gerçek deneyim ve aklın ürünü özgün anlatı ve paylaşımlarımız eminim sana da iyi gelecek! Sadece bu kadar da değil; topluluğumuzun WhatsApp grubuna üye olarak, kayak ve kano ile balıkçılık temalı grup içi webinarlarımıza sen de katılabilirsin.




